Aşatma Teyze
  • 29.jpg
  • 30.jpg
  • HasanEmre-4.jpg
  • res1-p.png
  • res2-p.png

Ne Deflere Gor Çalardın Ula


Hatırlayacağınız gibi geçenlerde Aşatma Teyze’nin sağlık ocağındaki hoş sohbetini Besnimizin hoş diliyle anlatmaya çalıştım, çok sayıda da tebrik aldım, bunun için herkese teşekkür ederim.

              Bunlardan en ilginç olanını sizlerle paylaşmak istiyorum. Mersinden arayan değerli bir okurum “Üçkere okudum dördüncüsü daha çok hoşuma gidecek eminim. İki saatten beri sanki rahmetli anam ile yazıhanemde oturuyorum” demişti.  Bugün Aşatma Teyze’nin yaşamından biraz daha gerilere giderek Hacı Vakkas dayının yaşadığı dönemlerdeki bir günü anlatmaya çalışacağım.

 

            Sabahın ilk ışıklarıyla  uyanan Aşatma Teyze, ayağında çarpanası, başındaki sofra bezinden, ağının iki ucunu dişlerinin arasına sıkıştırmış, bir elinde ince bir çubuk, ayak donunun lastiğini bileğine kadar indirmiş, iki keçi veya birkaç koyununu sürüye katma çabası içerisindedir. Bu görevini bitiren teyze eve döndüğünde Hacı Vakkas dayı da kalkmış, namazını kılmış, şalvarın üzerine fillik kuşağını bağlamış, kahvaltısını hazırlaması için kendisini beklemektedir. Kahvaltı yapıldıktan sonra Hacı Vakkas dayı kapıdan çıkmak üzereyken


Teyze  :  Ele mi ula ?

Dayı    :  Ne var gız.


Teyze  :  Evde heç sayfı yoh ha! Biti sayfı sal, et de tükendi heberin olsun, soona bana mahana etme, bi de ben süyükleri suvuyaacaam, acı navar o ağırın damını aştır da sırıhların kötülerini daaştir ki soona bana iki iş olmuya.


Dayı   :  Öff ne çoh söylüyon yerif, gene lafa sıhılıyon ha, hele çoh söyleme, öğlüye tükene yimek mimek salma ha, çaaalar usta teneke bişittirek diyulardı.


Teyze  :  Eyi işte, biz dişimizin ganını sorah, siz de her gün kebap, keşkezen yiyin çarşıda, ben de bi soluh sen sağol yerlerine gidim barı, ayip oldu satan, oncasına Happa benim heç beşeyimden geri galmaz, kindiledi abdes tezelemeye gelirsen ırbığı gaparadaki ocağın üstüne gorum, kilidi de sonnalığa bırahırım, ahşama da mıhaşerli aşnan yarpız cacığı edecaam, o oğlun da yiğin severdi, geliyusa gelsin. O gari de olasıca dadıynan oğlanın önüne bi şey mi goyuyodur satan ki. Bahsana oğlan neye dönmüş hele, ben bacımın gızını alaydım daa o da beyle edeydi, töbe töbe beni ne deflere gor çalardın ola, Allah’a gurban olum ki o pohu yimedim.

Dayı    :  Eyi eyi, çenen çekile beley ki ,  ne çoh gonuşurmuşsun, sesin yeraltından gele şeyle.


Teyze   : Eyi işte gayitimden gurtulursun barı, şeyleee..! o babam ola..! dingil dingil oynuya yatmıya desem gene yazzıhh.


              Bu arada evdeki bekar kız ile oğlanın kalkmasını bekler, bir yandan da ev işlerini yapmaya başlar.


Teyze   :  Hadı yavrım hadı gahın artıh gahın, şoraa buz gibi oldu taman, vah yavrım vah, sen de avrad olucaan da ev asaraacan ha, gahsana ula, o herifcaaz, o ıhtıyar halıynan gideli neler oldu taman, şindi sana huylanır ha gözüm kör olsun ki

                Biraz sonra bütün işler düzelir, küçük oğlan dükkana gider, Aşatma Teyze de kızı ile diğer işleri yapar. Kapının önünü süpürürken karşı komşuya seslenir:

Teyze    : Gülüsüm, kele o ahşamki galabalıh neydi hele eyle.


Komşu : Ne bilim bacı, olmaz ola şeyle, bizim gızı istiyular.


Teyze    : Beee kime kele ?


Gülsüm  : Vallah ne bilim, Boyaçı Haci Ahmet Dayı’nın oğluymuş, oğlan culfamış.

Teyze   :  İpislah yer gız, heç durma ver gitsin, hanı bi güne vermiycaan, vahtıken ver gitsin. Südü sümüğü pek, Haci Ahmet edeme masra sarardı. Gardaşım olsun heç bi şeyini görmedim, bu faate gader.


Gülsüm : Ben de verek diyum amma, böyük gaynımın heç göynü olmuyo.

Teyze   : Bee gendi ne garışıyomuş!

Gülsüm : Bu oğlanın bibisini vahtında gendine istemişler, onlar vermedi deyin, hörlü höküm olmaz diyo. Oncasına herif seslenmiyu yoksa!

Teyze   :  Anam sennen gız mı getirdi, boyuna getirdi.

Gülsüm : Aman bacı ahşam eğer bi daha bu lafı açarsan, ağzıyın ortasına adlı adınca bilmem ne derim, dedi.


Teyze   : Biii...!! , lap lap olasın ha, gudurmuş eyleyse, guduran da etine yapışan ha diyeydin.


              Bu arada kızı da yanına gelir, olan lafları dinlemeye çalışır.


Teyze   : Hadı gız içeri, tannaalasıca seni, acı eline bi şey alda, iki süğüm işle, sebah bi istiyen olsa, ortada heç bi şey yoh başlardan irah, hemi ben gezmiye gidicaam, seni de dezengile bırahırım, gelinci de alırım.


Kız       :  Ana, ben de edemgile gidim gıız, biti gelin ablamnan oturruh barı.

Teyze   :  Gelin ablasız galmıyan şeyle, evde mi duruyodur ki, üş gündür anası gildeymiş, nedicek artıh. Ayrıldııııı... mıradına erdi, gendinden olan da gendine beyle ede şeyle, oğlana bizi hasret etti kele.


Kız       :  Eyleyse ben evde oturum.


Teyze   :  Bii..! gözüne patlama çökmiye ha senin, gız eli gız evde yalanız nası oturur uşah

              Bu arada ev işleri biter, öğlene sıcak su çüttesi ile ıspatan yenir, kız bulaşıkları yıkar, sabahki kıyafet biraz daha düzgün bir şekilde, çorap dize Kadar çekilip, lastikle bağlanır. Gezmelik ayakkabı ile izarını giyer, kızı teyzesine bırakır, kendisi sen sağol ziyaretine gitmek için evden çıkar.

FacebookMySpaceTwitterDiggDeliciousGoogle Bookmarks
Pin It

Web Projesi

Bugün59
Dün181
Bu hafta575
Bu ay3026
Toplam2703086

Şu anda 16 misafir ve üye yok çevrimiçi


Kubik-Rubik Joomla! Extensions